إعدادات العرض
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Her kim beni tanıyan ve ihlâs ile bana ibadet eden bir kuluma düşmanlık ederse, ben de ona savaş ilan ederim. Kulum bana, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevgili olan bir şeyle yaklaşamaz
Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Her kim beni tanıyan ve ihlâs ile bana ibadet eden bir kuluma düşmanlık ederse, ben de ona savaş ilan ederim. Kulum bana, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevgili olan bir şeyle yaklaşamaz
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Her kim beni tanıyan ve ihlâs ile bana ibadet eden bir kuluma düşmanlık ederse, ben de ona savaş ilan ederim. Kulum bana, kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevgili olan bir şeyle yaklaşamaz. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder; nihayet ben onu severim. Onu sevdiğim zaman, artık onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli ve yürüyen ayağı olurum. Benden bir şey isterse mutlaka ona veririm. Benden sığınma dilerse, mutlaka onu korurum.»
الترجمة
العربية Español አማርኛ English اردو Indonesia বাংলা Français Русский Bosanski සිංහල हिन्दी 中文 فارسی Tiếng Việt Tagalog Kurdî Hausa Português മലയാളം తెలుగు Kiswahili தமிழ் မြန်မာ ไทย Deutsch پښتو অসমীয়া Shqip Nederlands ગુજરાતી Кыргызча नेपाली Lietuvių دری Српски тоҷикӣ Kinyarwanda Magyar Čeština Moore Malagasy Oromoo ಕನ್ನಡ Wolof Azərbaycan O‘zbek Українська ქართული Македонски ភាសាខ្មែរ Bambara ਪੰਜਾਬੀ मराठी Kirundi Kurmancî Bahasa Melayuالشرح
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- kutsi bir hadiste Allah -Azze ve Celle-'nin şöyle buyurduğunu haber vermiştir: «Kim benim dostlarımdan birine eziyet eder, onu kızdırır veya ona buğz ederse, ben ona bunu haber verir ve ona düşmanlığımı ilan ederim.» Veli, takva sahibi Mümindir. Kulun Allah'ın velayetindeki payı, sahip olduğu iman ve takva derecesine göredir. Hiçbir şey, bir Müslümanı Rabbine, farz ibadetler ve haramlardan kaçınmaktan daha sevimli kılamaz. Bir Müslüman, farzların yanı sıra nafile ibadetlerle de Rabbine yakınlaşmaya devam eder ve sonunda Allah'ın sevgisine erişir. Allah bir kulunu sevdiğinde, Allah o kula şu dört azasında yardım eder ve isabet ettirir: Allah Teâlâ, kulunun işitmesinde ona yol gösterir, böylece yalnızca Allah'ın hoşuna giden şeyleri duyar. Bakışlarında ona yol gösterir, böylece yalnızca Allah’ın bakılmasını sevdiği ve razı olduğu şeylere bakar. Eliyle yapacağı şeylerde ona yol gösterir, dolayısıyla Allah'ın razı olacağı işler dışında eliyle hiçbir şey yapmaz. Ayağıyla gideceği yerler hususunda kuluna yol gösterir, böylece ancak Allah'ın razı olacağı şeye doğru yürür ve yalnızca hayırlı işlere gider. Bununla birlikte, eğer Allah’tan bir şey dilerse, Allah ona istediğini verir; böylece duası kabul olunur. Eğer Allah'a sığınır ve O'ndan korunma dilerse Allah -Subhânehû ve Teâlâ- onu korktuğu şeyden korur, muhafaza eder.فوائد الحديث
Bu hadis Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden rivayet ettiği bir hadistir. Kutsi hadis veya ilahî hadis olarak isimlendirilir, lafzı ve manası Allah'tandır. Fakat Kur'an'ı diğer şeylerden ayıran, tilavetiyle ibadet yapılıyor olması, Kur'an okumak için abdest alma, mucize oluşu ve diğer özellikleri kutsi hadiste bulunmaz.
Allah veli kullarına zarar vermek yasaklanmış ve onları sevmek ve faziletlerini kabul etmek teşvik edilmiştir.
Allah'ın düşmanlarına karşı düşmanlık yapmak emredilmiş, Allah'ın düşmanlarına dost olmak haram kılınmıştır.
Her kim Allah'ın dinine uymadan O'nun dostluğunu iddia ederse, iddiasında yalan söylüyordur.
Allah'ın dostluğu, farzları yerine getirmek ve haramları terk etmekle olur.
Allah'ın kulunu sevmesinin ve duasına icabet etmesinin sebeplerinden biri de, farzları eda ettikten ve haramları terk ettikten sonra nafile ibadetleri yapmasıdır.
Bu hadis veli kulların saygınlık ve yüksek makamlara sahip olduklarını gösterir.
