إعدادات العرض
Ukl veya Ureyne kabilelerinden birtakım kimseler Medine'ye geldiler. Ancak Medine'nin havası kendilerine iyi gelmedi ve hastalandılar
Ukl veya Ureyne kabilelerinden birtakım kimseler Medine'ye geldiler. Ancak Medine'nin havası kendilerine iyi gelmedi ve hastalandılar
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ukl veya Ureyne kabilelerinden birtakım kimseler Medine'ye geldiler. Ancak Medine'nin havası kendilerine iyi gelmedi ve hastalandılar. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara zekât develerinin bulunduğu yere gitmelerini, develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti. Onlar da gidip bunu yaptılar. İyileşince Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in çobanını öldürdüler, develeri de önlerine katıp götürdüler. Bu haber günün ilk saatlerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaştı. Bunun üzerine onların peşine takipçiler gönderdi. Kuşluk vakti olunca (yakalanıp) getirildiler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de onların ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesini, gözlerinin dağlanmasını emretti. Ardından taşlık (Harre) bölgesine bırakıldılar. Su istiyorlar, fakat kendilerine su verilmiyordu. (Ravi) Ebû Kılâbe şöyle dedi: Çünkü bunlar hırsızlık yaptılar, adam öldürdüler, iman ettikten sonra küfre döndüler ve Allah'a ve Rasûlü'ne karşı savaş açtılar.
الترجمة
العربية Tiếng Việt Indonesia Nederlands Kiswahili অসমীয়া English ગુજરાતી සිංහල Magyar ქართული Hausa Română ไทย Português मराठी ភាសាខ្មែរ دری አማርኛ বাংলা Kurdî Македонски Tagalog తెలుగు Українська ਪੰਜਾਬੀ മലയാളം Moore پښتو ಕನ್ನಡ Bosanski हिन्दी မြန်မာ فارسی Shqip Српскиالشرح
Ukl ve Ureyne kabilelerinden bazı kimseler Müslüman olarak Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldiler. Ancak Medine'ye geldikten sonra karınlarının aşırı derecede şişmesine sebep olan bir hastalığa yakalandılar. Medine'nin yiyecekleri ve havası kendilerine uygun gelmediği için orada kalmaktan hoşlanmadılar. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara zekât develerinin bulunduğu yere gitmelerini, develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti. Onlar da gidip bunu yaptılar. Sağlıklarına kavuşup semizlediklerinde ve yüzlerinin rengi yerine geldiğinde ise, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in çobanını öldürdüler ve develeri önlerine katıp götürdüler. Bu haber günün ilk saatlerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaştı. O da hemen onların peşine takipçiler gönderdi. Çok geçmeden yakalanarak kuşluk vakti esir olarak Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzuruna getirildiler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, çobana yaptıklarının karşılığı olarak ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesini ve gözlerinin oyulmasını emretti. Ardından Medine'nin taşlık (Harre) bölgesine bırakıldılar. Su istediler, fakat kendilerine su verilmedi; sonunda bu hâlde can verdiler. (Ravi) Ebû Kılâbe -rahimehullah- şöyle demiştir: Onlar hırsızlık yaptılar, adam öldürdüler, iman ettikten sonra küfre döndüler ve Allah'a ve Resûlü'ne karşı savaş açtılar.فوائد الحديث
Eti yenmesi caiz olan hayvanların idrarı temizdir.
Deve sütü ve deve idrarıyla tedavi olmanın (gerektiğinde) meşru olduğunun delilidir.
Kısasta suça denk bir karşılık vermenin meşru olduğu anlaşılmaktadır. Müsle (ölünün veya suçlunun organlarını keserek ya da bedenini tahrip ederek işkence etmek) yasağı ise, kısas ve misilleme amacı taşımayan durumlara hamledilir.
Bir kişiyi öldüren topluluğun tamamı, ister onu hileyle (gizlice) öldürmüş olsunlar, ister yol kesip eşkıyalık yaparak öldürmüş olsunlar, o bir kişiye karşılık öldürülür.
