Müslüman olup da, kendisine yeteri kadar rızık verilen ve Allah’ın verdiği nimetine kanaatkâr olmayı bahşettiği kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir

Müslüman olup da, kendisine yeteri kadar rızık verilen ve Allah’ın verdiği nimetine kanaatkâr olmayı bahşettiği kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir

Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Müslüman olup da, kendisine yeteri kadar rızık verilen ve Allah’ın verdiği nimetine kanaatkâr olmayı bahşettiği kimse şüphesiz kurtuluşa ermiştir.»

[Sahih Hadis] [Müslim rivayet etmiştir]

الشرح

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Rabbine boyun eğip O'na itaat eden, böylece hidayete erdirilip İslâm'a muvaffak kılınan; helâl rızıktan ihtiyacını karşılayacak kadarına sahip olan, ne aşırı zenginlik ne de yoksulluk içinde bulunan; Allah'ın da kendisini verdiğine kanaat eden ve razı olan bir kulun gerçekten kurtuluşa erip başarıya ulaştığını açıklamıştır.

فوائد الحديث

İnsanın mutluluğu, dininin kemale ermesinde, geçiminin yeteri kadar (ne az ne çok) olmasında ve Allah'ın kendisine verdiklerine kanaat etmesindedir.

Kişinin İslâm'a ve sünnete bağlı kaldığı halde, dünyalık olarak kendisine verilen rızık ve nimetlerle yetinip kanaat etmesi teşvik edilmektedir.

التصنيفات

Dünya Sevgisinin Ayıplanması