إعدادات العرض
Şöyle duâ et: «Allâhummekfinî bi-helâlike an harâmik ve ağninî bi-fadlike ammen sivâk» «Allah’ım! Haramlarından uzaklaştır, helal olana kanaat ettir. Lütfunla beni kimseye muhtaç etme!
Şöyle duâ et: «Allâhummekfinî bi-helâlike an harâmik ve ağninî bi-fadlike ammen sivâk» «Allah’ım! Haramlarından uzaklaştır, helal olana kanaat ettir. Lütfunla beni kimseye muhtaç etme!
Ali -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, bir mükâteb (özgürlüğünü satın almak için efendisiyle sözleşme yapmış köle) ona gelerek: "Ben, mükâtebe bedelimi ödemekten aciz kaldım, bana yardım et." dedi. Bunun üzerine Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh-: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bana öğrettiği bazı sözleri sana da öğreteyim mi? dedi. Eğer üzerinde Sîr Dağı kadar borç bulunsa bile Allah onu senin adına öder." Sonra şöyle dedi: «Şöyle duâ et: «Allâhummekfinî bi-helâlike an harâmik ve ağninî bi-fadlike ammen sivâk» «Allah’ım! Haramlarından uzaklaştır, helal olana kanaat ettir. Lütfunla beni kimseye muhtaç etme!»
الترجمة
العربية বাংলা Bosanski English Español فارسی Indonesia Tagalog اردو 中文 हिन्दी ئۇيغۇرچە Kurdî Русский Tiếng Việt Nederlands Kiswahili অসমীয়া ગુજરાતી සිංහල Magyar ქართული Hausa Română ไทย Português मराठी ភាសាខ្មែរ دری አማርኛ Македонски తెలుగు Українська ਪੰਜਾਬੀ മലയാളം Moore ಕನ್ನಡ پښتو မြန်မာ Shqipالشرح
Müminlerin Emiri Ali b Ebû Tâlib -radıyallahu anh-'a bir kişi geldi. Bu kişi köleydi ve efendisiyle mükâtebe anlaşması yaparak kendisini satın alıp özgür bırakılacağına dair anlaşmıştı, ancak parası yoktu. Bunun üzerine bu kişi şöyle dedi: Borcumu ödeyemiyorum, bu borcu kapatabilmem için bana ya maddi olarak ya da bir yol gösterip rehberlik ederek yardım et.' Müminlerin Emiri Ali -radıyallahu anh- ona şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bana öğrettiği şu sözleri sana da öğreteyim mi? Eğer üzerinde, Tayy kabilesinin bölgesinde bulunan Sîr adındaki dağ kadar büyük bir borç olsa bile, Allah onu senin adına alacaklısına öder ve seni borcun zilletinden kurtarır. Sonra da şöyle dedi: (Allâhummekfinî) bana kifayet et, bana yeterli ol; beni koru ve ihtiyaçlarımı gider. (bi-helâlike) helâlinle, onunla yetinmemi sağlayarak (an harâmik) haramından uzak tut. (ve ağninî) beni zengin kıl, bana yeterli ol. (bi-fadlike) lütfun ve ihsanınla. (ammen sivâk) Senden başka bütün yaratılmışlara muhtaç olmaktan beni kurtar.فوائد الحديث
İlim sahibi ve dindar kişiler ile istişare etmek ve onların görüşüne başvurmak gerekir.
Âlimlere ve Allah Teâlâ'nın dinine davet eden davetçilere düşen görev; tebliğde bulundukları kimselerin karşılaştıkları sorunları çözmelerine yardımcı olacak yolları göstermek ve onlara rehberlik etmektir.
Mukâteb (özgürlüğü için borçlanan) köleye yardım etmek teşvik edilmiştir.
Bu duayı öğrenmeye ve onunla Allah Teâlâ'ya dua etmeye teşvik vardır.
Az da olsa helal rızık; çok olan haram, zenginlikten daha hayırlıdır.
Yaratılmışlara muhtaç olmaktan kurtulup yalnızca Allah'a güvenip dayanmak gerekir.
Kişinin, istekte bulunan kimseye verecek bir şeyi bulunmadığında bile onu güzel bir şekilde karşılık vererek göndermesi teşvik edilmiştir.
التصنيفات
Sünnette Gelen Dualar