إعدادات العرض
Allah’ın rızası gözetilerek öğrenilmesi gereken bir ilmi, yalnızca dünya malından bir menfaat elde etmek amacıyla öğrenen kimse, Kıyamet Günü Cennet'in kokusunu bile bulamayacaktır
Allah’ın rızası gözetilerek öğrenilmesi gereken bir ilmi, yalnızca dünya malından bir menfaat elde etmek amacıyla öğrenen kimse, Kıyamet Günü Cennet'in kokusunu bile bulamayacaktır
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah’ın rızası gözetilerek öğrenilmesi gereken bir ilmi, yalnızca dünya malından bir menfaat elde etmek amacıyla öğrenen kimse, Kıyamet Günü Cennet'in kokusunu bile bulamayacaktır.» Cennet'in rayihasını kastetmiştir.
الترجمة
العربية English فارسی Indonesia Русский اردو 中文 हिन्दी Español Kurdî Tiếng Việt Magyar ქართული සිංහල Kiswahili Română অসমীয়া ไทย Hausa Português मराठी دری አማርኛ বাংলা ភាសាខ្មែរ Nederlands Македонски ગુજરાતી ਪੰਜਾਬੀ Tagalog മലയാളം ಕನ್ನಡ తెలుగు မြန်မာ پښتوالشرح
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Aslında Allah Teâlâ’nın rızasını kazanmak amacıyla öğrenilmesi gereken şer'î/dînî bir ilmi; mal veya makam gibi dünyalık bir pay ve menfaat elde etmekten başka bir gaye gütmeksizin öğrenen kimse, kıyamet gününde cennetin kokusunu dahi duyamaz.»فوائد الحديث
İlim öğrenmede ihlasın (samimiyetin) farz olduğu ve buna teşvik edildiği açıklanmıştır.
Şer‘î ilmi riya için veya dünyalık elde etmeye bir araç olarak edinmekten şiddetle sakındırma ve bunun büyük günahlardan olduğunun belirtilmesi.
Kim Allah Teâlâ’nın rızasını gözeterek ilim talep ederse ve bunun sonucunda dünya nimetleri kendiliğinden ona ulaşırsa, bunları alması caizdir ve bu durum ona zarar vermez.
Sindî -rahimehullah- şöyle demiştir: “‘Cennetin kokusu’ ifadesindeki ‘عَرْف’ kelimesi, koku anlamındadır. Burada Cennet'e girmesinin haram kılınmasının şiddetini ifade etmek için böyle bir anlatım kullanılmıştır. Çünkü bir şeyin kokusunu dahi alamayan kimse, o şeye ulaşamaz.”
Allah’ın rızasının gözetilmesi gereken bir ilmi sırf bir iş/meslek edinmek veya başka dünyevî amaçlar elde etmek için öğrenen kimsenin, bu niyetinden dolayı Allah’a tevbe etmesi gerekir. Allah Teâlâ, kendisine lütuf ve ihsanı bol olan yüce Allah’tır; samimi tevbe ettiği takdirde önceki bozuk niyetini bağışlar.
Bu uyarı, şer‘î ilim talep eden kimse hakkındadır. Ancak dünya menfaati elde etmek amacıyla mühendislik, kimya ve benzeri dünyevî ilimlerden birini öğrenen kimsenin niyeti bu konuda kendisine aittir.
