إعدادات العرض
Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Oruç dışında insanların işlemiş olduğu bütün amelleri kendileri içindir. Oruç ise benim içindir ve onun karşılığını bizzat ben veririm
Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Oruç dışında insanların işlemiş olduğu bütün amelleri kendileri içindir. Oruç ise benim içindir ve onun karşılığını bizzat ben veririm
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Allah Teâlâ şöyle buyurdu: Oruç dışında insanların işlemiş olduğu bütün amelleri kendileri içindir. Oruç ise benim içindir ve onun karşılığını bizzat ben veririm. Oruç bir kalkandır, içinizden biri oruçlu olduğu gün oruca uygun olmayan işler yapmasın ve bağırıp çağırarak kavga etmesin! Eğer birisi kendisine söverse veya kendisi ile kavga etmeye yeltenirse "Ben oruçluyum" desin! Canımı elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha güzel kokar. Oruçlunun iki sevinç anı vardır: Orucunu açtığı zaman iftar vaktinde sevinir ve Rabbine kavuştuğu zaman tuttuğu oruç dolayısıyla sevinç duyar.»
الترجمة
العربية বাংলা Bosanski English Español فارسی Français Indonesia Tagalog اردو 中文 हिन्दी Kurdî Kiswahili Português සිංහල Русский Nederlands Tiếng Việt অসমীয়া پښتو ગુજરાતી Hausa Română മലയാളം नेपाली Deutsch Кыргызча తెలుగు ქართული Moore Magyar Svenska Македонски ಕನ್ನಡ አማርኛ Kinyarwanda Українська Wolof Oromoo ไทย Српски Lietuvių मराठी ਪੰਜਾਬੀ دری Malagasy ភាសាខ្មែរ தமிழ் Shqipالشرح
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Allah Teâlâ'nın kutsi bir hadiste şöyle buyurduğunu bildirmiştir: Âdemoğlunun oruç hariç her iyiliği on katından yedi yüz katına kadar karşılık bulur. Çünkü o benim için yapılan bir ibadet olup ona riya bulaşmaz. Orucu ben ödüllendiririm ve onun sevabının miktarını ve sevaplarının kat kat olacağını yalnız ben bilirim. Sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Oruç bir kalkandır.” Yani o, bir korunma, bir örtü ve kişiyi ateşten koruyan sağlam bir siperdir. Çünkü oruç, şehvetlerden uzak tutar, insanın günaha girmesine engel olur. Zira cehennem ateşi şehvetlerle kuşatılmıştır. (Öyleyse birinizin oruç tuttuğu gün, cinsel ilişkiye girmesin) cinsel ilişki ve ilişkiye götürecek şeylerden uzak dursun, ayrıca genel olarak her türlü çirkin ve edepsiz sözden uzak dursun. (bağırıp çağırarak kavga etmesin) kavga ederek ve bağırarak tartışmasın. Ramazan’da (oruçlu iken) “Eğer biri ona söver veya onunla kavga etmeye kalkışırsa” ‘Ben oruçluyum’ desin; umulur ki bu sözle karşı taraf vazgeçer. Şayet buna rağmen gerçekten saldırmaya devam ederse, o da saldıranı defetme hükmündeki kimse gibi, zaruret ölçüsünde ve en hafif yolla kendini savunsun. Sonra Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- nefsi elinde olan Allah’a yemin ederek, oruç dolayısıyla oruçlunun ağzında meydana gelen kokunun, kıyamet gününde Allah katında, insanların kullandığı misk kokusundan daha hoş; hatta cuma günlerinde ve zikir meclislerinde sürülmesi teşvik edilen miskten sevap bakımından daha faziletli olduğunu bildirmiştir. Oruçlu için iki sevinç vardır ve bu iki sevinci yaşar: İftar ettiğinde, kendisine iftarın helâl kılınmasıyla açlık ve susuzluğunun sona ermesine sevinir; ayrıca orucunu tamamlamış, ibadetini güzel bir şekilde nihayete erdirmiş olmasına, Rabbinden gelen bir kolaylığa ve ileride tutacağı oruçlar için bir yardıma da sevinir. (Ve Rabbine kavuştuğu zaman orucuyla sevinir) orucunun karşılığına ve sevabına kavuştuğu için sevinir.فوائد الحديث
Orucun fazileti ifade edilmiş ve oruç bu ibadeti yerine getiren kimseyi dünyada şehevi arzulardan, ahirette ise Cehennem azabından korur.
Orucun adaplarından biri de, kötü sözlerden ve boş konuşmalardan kaçınmak, insanların eziyetlerine sabretmek, kötülüklerine sabır ve ihsanla karşılık vermektir.
Oruçlunun veya ibadet edenin, ibadetini tamamlamasından ve ibadetinin sona ermesinden dolayı sevinmesi, onun ahiretteki sevabından hiçbir şey eksiltmez.
Gerçek ve eksiksiz sevinç, Allah Teâlâ’ya kavuşmakladır; o vakit sabredenlere ve oruç tutanlara ecirleri hesapsız olarak verilir.
Gerektiğinde ve bir maslahat bulunduğunda insanlara yapılan ibadeti bildirmek riyâ sayılmaz. Nitekim Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem: “Ben oruçluyum.” diye buyurmuştur.
Kâmil oruç tutan kimse, azaları günahlardan, dili yalandan, çirkin sözlerden ve yalan şahitlikten; midesini ise yemeden ve içmeden uzak tutan kimsedir.
Oruçlu kimsenin kavga edip bağırıp çağırması şiddetli bir şekilde sakındırılmıştır. Zaten oruçlu olmayan kimsenin de bunları yapması yasaklanmıştır.
Bu hadis, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden rivayet ettiği hadislerdendir; kudsi veya ilahî hadis denir. Lafzı ve manası Allah Teâlâ’dandır. Ancak Kur’ân-ı Kerîm’e mahsus olan; tilavetiyle ibadet edilmesi, ona (dokunmak için) taharet şartı, meydan okuma, mucizevi olmak gibi ve bunlara benzer özellikler bu hadislerde bulunmaz.
التصنيفات
Oruç Tutmanın Fazileti