إعدادات العرض
Vasiyet edeceği bir şeyi bulunan Müslüman bir kimsenin, vasiyeti yazılı olarak yanında bulunmaksızın üç gece geçirmesi uygun değildir
Vasiyet edeceği bir şeyi bulunan Müslüman bir kimsenin, vasiyeti yazılı olarak yanında bulunmaksızın üç gece geçirmesi uygun değildir
İbni Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: «Vasiyet edeceği bir şeyi bulunan Müslüman bir kimsenin, vasiyeti yazılı olarak yanında bulunmaksızın üç gece geçirmesi uygun değildir. Bunun üzerine Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i bunu söylerken işittiğim günden beri, vasiyetim yanımda yazılı olmadan tek bir gece bile geçirmedim.
الترجمة
العربية বাংলা Bosanski English Español فارسی Indonesia Русский Tagalog اردو 中文 हिन्दी සිංහල ئۇيغۇرچە Hausa Português Kurdî Tiếng Việt Nederlands Kiswahili অসমীয়া ગુજરાતી Magyar ქართული Română ไทย मराठी ភាសាខ្មែរ دری አማርኛ Македонски తెలుగు Українська ਪੰਜਾਬੀ മലയാളം Moore ಕನ್ನಡ پښتو မြန်မာالشرح
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- üzerinde kul hakkı veya az da olsa mal gibi vasiyet edecek bir şeyi bulunan hiçbir Müslümanın, vasiyeti yanında yazılı olmaksızın üç gece bile geçirmesinin doğru olmayacağını haber vermiştir. Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma- şöyle demiştir: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu sözünü işittiğimden beri, vasiyetim yanımda yazılı olmaksızın geçirdiğim tek bir gece bile geçirmedim.فوائد الحديث
Bu hadis, vasiyetin meşru olduğunu ve geciktirilmeden hazırlanmasının teşvik edildiğini göstermektedir. Çünkü bu, vasiyeti açıkça ortaya koymak, şeriat koyucunun (Allah ve Rasulü) bu konudaki emrine uymak, ölüme hazırlıklı olmak ve kişi hayattayken vasiyetini ve onun nereye sarf edileceğini iyice düşünüp belirlemek içindir. Böylece daha sonra kendisini bundan alıkoyacak bir meşguliyet ortaya çıkmadan önce gerekli hazırlığı yapmış olur.
Vasiyet, sözlükte ahitte bulunmak, bir işi emanet edip bırakmak anlamına gelir. Terim olarak ise, kişinin vefatından sonra malının bir kısmıyla ilgili tasarrufta bulunması için bir kimseyi görevlendirmesi, yahut küçük çocuklarının gözetim ve idaresini bir kimseye emanet etmesi, ya da ölümünden sonra hükmü devam eden ve tasarruf yetkisine sahip olduğu herhangi bir iş hususunda bir kimseye görev vermesi demektir.
Vasiyet üç kısma ayrılır: 1. Müstehap vasiyet: Kişinin malının bir kısmını hayır yollarında ve iyilik işlerinde harcanmak üzere vasiyet etmesidir. Böylece vefatından sonra da bunun sevabı kendisine ulaşmaya devam eder. 2. Farz vasiyet: Kişinin üzerinde bulunan hakları vasiyet etmesidir. Bu haklar, ister Allah Teâlâ'ya ait haklar olsun -ödenmemiş zekât, yerine getirilmemiş kefâret ve benzeri şer'an gerekli yükümlülükler gibi- ister kul hakları olsun -borçlar ve emanetlerin sahiplerine teslim edilmesi gibi- bunların vasiyet edilmesi gerekir. 3. Haram vasiyet: Vasiyetin, malın üçte birini aşacak şekilde yapılması veya bir vârise (mirasçıya) vasiyette bulunulmasıdır.
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'nın fazileti, hayırlı işleri geciktirmeden yerine getirmedeki titizliği ve hikmet sahibi Şâri'in emirlerine hemen uymadaki örnek tavrı görülmektedir.
İbn Dakîk el-Îd -rahimehullah- şöyle demiştir: İki veya üç geceye kadar mühlet verilmesi, güçlüğü ve sıkıntıyı ortadan kaldırmak içindir.
Önemli hususlar yazılı olarak belgelenmelidir. Çünkü yazı, hakların korunması ve muhafaza edilmesi bakımından daha sağlam ve daha güvenilir bir yoldur.
التصنيفات
Vasiyet